Eğitim Tarihinde Oyuna Verilen Önem
Eğitim Tarihinde Oyuna Verilen ÖnemBütün eski toplumlarda beden eğitimini esas alançokçesitli oyunların oynandığını tarih kitapları yazmaktadırlar. Daha sonraki birçok pedagogların eserlerinde doğrudan veya dolaylı olarak oyunun eğitimdekiönemi ve yararlarına değinilmistir. Platon'un"Devlet"içocuk eğitiminde 3-7 yaslar arasını 'oyun ve masal devresi' olarak ayırmaktadır. Aristoteles de bes yasına kadarçocuklarınöğretim veçalısmaya sokulmamalarını belirtmekte, bu devredeçocukların daha sonra olacakları seyi taklit cinsinden oyunlar oynamalarınıönermektedir. F. Rabelais,"Gargantua"sındaçocuğun yalnız teorik bilgilerle eğitilmesini uygun bulmaz; sabah derslerinden sonra basta jimnastik olmaküzere her türlü oyunla mesgul edilmesini ister. J. Locke ise, derslerin daha verimi olabilmesi için oyun içgüdülerinden faydalanılmasını istemektedir. Fenelon da okumanın, eğitimin oynayarak da yapılabileceğini vurgulamakta; sıkıcı, kupkuru teoriköğretimden kurtulmak için oyunlu ve eğlenceli bir eğitim tavsiye edilmektedir. Eğitimde hürriyet ilkesinin en büyük savunucusu Rousseau ise, tabiat içimde eğitime terkettiği Emile'inönce duyu organlarının eğitilmesi gerektiğini belirtiyor ve bunun da oyunla olacağını yazıyor. Okulların ders programlarına oyun, yüzme ve jimnastik faaliyetlerini ders olarak sokan ilk pedagog ise Alman proteston rahibi Basedow’dur."Çocuklarla oyun oynamayı bilmeyenlerin eğitici de olamayacaklarını savunan Salzmann ise, her gününöğleden sonrasını oyun ve jimnastiklere ayırdığı gibi, Pazar günlerini de 'Oyun günü' olarak belirlemisti. Pestalozzi'de ise oyun,çocuğu gerçek hayata bağlayan, onun yasayısını doğal olarak ortaya koyan bir ortamıdır. Schiller oyunu, birikmis fazla enerjilerin harcanması, tüketimi olarak gören enerjitizm teorilerine karsıçıkarak; oyunu yetilerin uygunluğu, eğilimlerin ahengi, duygularınözgürlüğü olarak tanımlıyor. Oyunu bir eğitim aracı haline getiren,Çocuk Bahçelerinin kurucusu Fröbel,çocuk oyunlarını insan hayatınınçekirdeği olarak görüyor, insanların derinlerde olan en iyi yeteneklerinin oyun yolu ile kendini gösterdiğini iddia ediyordu. Fröbel bu alanda yalnız teorik görüsler ileri sürmekle kalmamıs, bunları, kurduğuÇocuk Balhçelerinde de bizzat uygulamıstır. Fröbel metodunun gelistiricisi olan Montessori'de, dünyanın her tarafına yaydığı Montessori okullarındaönceden seçilmis oyun malzemeleri içindeçocuğun hür gelisimini sağlamayı amaçlamıstır. Bu alanda Adler,çocuk oyunlarının karakter eğitiminde kendini ortaya koymada yararlı olduğunu vurgularken, Dr. Decroly de arızalı, problemliçocukların eğitimleri ve bu arada oyunlarıüzerinde durmustur. |